Sayfalar

9 Mart 2026 Pazartesi

Dul Ölümsüz Eş Arıyor

"Artık şansım kalmadı, sadece anılarım kaldı." sayfa 9
*
"Bazen mermer ya da bronzdan bir Pygmalion heykeli gibi aşık olasım geliyor." sayfa 49
*
"İnsanların, evlerin, arabaların, evlerin, hislerin ve çorapların, her şeyin sonsuza dek dayandığı sonsuz bir dünya hayal etmiştim..." sayfa 49
*
"Ayakkabılarım da benim gibi yorulmaya başlıyor.
Ayakkabılarımı yenilemem gerek.
Ayakkabıcı bana yeni bir model gösterdi. Geyik derisinden bir çift kısa bot. Yüz yıl dayanacağını söyledi, benim öyle bir vaktim yok dedim.
Artık gezeceğim pek fazla yer kalmadı, ayakkabılarımın benden daha uzun süre hayatta kalmasını istemiyorum.
Üstelik bir çifte de ihtiyacım yok aslında, sonuçta bir ayağım zaten çukurda." sayfa 114
*
"Belki de yağmur artık hayatta olmadığı için pişmanlık duyanların gözyaşlarıdır." sayfa 195

Fournier'in bolca okunduğu günleri geride bıraktık galiba. "Asla Kimseyi Öldürmedi Benim Babam", "Nereye Gidiyoruz Baba" ve sonrasında gelen kitaplar. Çok sattı. Popüler oldu. Epey takipçisi oldu Fransız yazarın. Onu bu kadar popüler kılan neydi? Otobiyografik kurmacaya duyulan ilgi olsa gerek. Kendi hayatından parçalar. Kısa anlatım ve duygusal derinliği olan ve acıyı rahatlatacak mizahı okurun ilgisini çok çekti. İlk beş kitabını peş peşe okuduğumu hatırlıyorum.

*

"Eşi Sylvie’nin ölümünün ardından mutsuzluğun doruklarında yalnız ve dul kalan Fournier, hayal kırıklığı yaşamamak için ölümsüz bir eş arayışına başlar ve gazeteye bir ilan verir: Dul, ölümsüz eş arıyor." İlanına cevap veren müthiş kadınların hepsi artık bu dünyaya ait değillerdir ve cevapların Sylvie tarafından değerlendirilmesi ise çok güzeldir.

*

Kitabı aldığımda yarım bırakmıştım. Geçenlerde gözüme çarptı. Bitireyim, dedim. Aradan çıktı. Bundan sonra seriye devam eder mi yazar bilmiyorum. Artık okumak istemiyorum diye bir itirafta bulunabilirim. Umarım okumam. 😅


Hiç yorum yok: