otobiyografik arkeoloji çalışmaları
istanbul'da öğrenciyken (97-01) otobüsle veya trenle gidip gelirdim. her tatili fırsat bilip kaçardım sivas'a. yolda müzik dinlemeyi o zamandan beri seviyormuşum. bugün aklıma geldi de yazayım dedim. otobüste walkmanimden radyoyu açardım. radyolu yıllar. yo lboyunca bisürü radyo çekerdi. yola yakışan en sevdiğim şarkı, şebnem ferah'ın "bu aşk fazla sana" şarkısıydı. gece ışıklı şehirlerden geçerken başını otobüs camına dayamışsın. ne güzeldi o his.
*
doğu ekspresinde okuduğum ve benim için çok özel olan kitap ise "çavdar tarlasında çocuklar" olmuştur. sivas'a dönerken okumuştum. kitabı şimdi okusam yine aynı tadı verecektir öyle güzel iz bırakmıştır bende.
*
İ'nin evinde dinlediğim ve beni içine çeken mustafa sandal'ın şarkısını not etmeliyim. "neredesin" yokluğunda çok kitap okudum diye devam eden o şarkı.
*
yaşar'ın "onun vedası" şarkısını ise üniversiteyi kazandığım sene sınava hazırlanırken keşfetmiştim. ders aralarında sürekli dinlerdim. ne güzel bir havası vardı şarkının.
şarkıların illa somut bir karşılığı olması gerekmez. içinde bir dünya var. dışarıya göre o daha kıymetli ve içimdeki dünyayı ömrüm boyunca hep şarkılar şiirler beslemiştir. öyle de devam ediyor. 14.02.2025

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder